Psikolog

Performans Kaygısı Olmadan Hobi Yapmak: Unuttuğumuz Bir Deneyim – Psk. Göze Kaçmazoğlu

Performans Kaygısı Olmadan Hobi Yapmak: Unuttuğumuz Bir Deneyim

Bir şeyi yalnızca keyif almak için en son ne zaman yaptığınızı hatırlıyor musunuz? Günümüz dünyasında birçok insan için hobiler bile fark edilmeden bir performans alanına dönüşebiliyor. Resim yaparken “yeterince iyi mi?”, spor yaparken “yeterince verimli mi?”, bir enstrüman çalarken “başkaları benden daha iyi mi?” gibi sorular zihnimizde belirmeye başlıyor. Böylece başlangıçta keyif almak için yapılan bir etkinlik, zamanla değerlendirilmesi gereken bir başarı alanına dönüşebiliyor.

Oysa psikolojik açıdan hobilerin temel işlevi başarmak değil, deneyimlemektir. İnsan zihni sürekli hedef ve sonuç odaklı çalıştığında yorulabilir. Hobiler ise bu yoğun zihinsel süreçten uzaklaşıp kişinin kendisiyle daha rahat bir ilişki kurabildiği alanlar yaratır. Bir aktiviteyi yalnızca yapmak istediğimiz için yapmak, zihinsel olarak dinlenme ve yenilenme imkanı sağlayabilir.

Bu durumu açıklayan önemli kavramlardan biri Mihaly Csikszentmihalyi tarafından tanımlanan Flow deneyimidir. Flow durumunda kişi yaptığı işe o kadar yoğunlaşır ki zamanın nasıl geçtiğini fark edemeyebilir. Bu deneyim genellikle kişinin yaptığı etkinliğe tamamen odaklandığı ve sonuç kaygısından uzaklaştığı anlarda ortaya çıkar. Yani kişi yaptığı şeyi değerlendirmek yerine yalnızca sürecin içinde kalır.

Bir hobi; başkalarına göstermek için, verimli olmak için ya da sürekli kendimizi geliştirmek zorunda olduğumuz için yapılmadığında gerçek anlamda rahatlatıcı bir alan haline gelir. Aksi halde hobi, fark edilmeden iş benzeri bir baskı yaratabilir. Bu da kişinin başlangıçtaki içsel motivasyonunu zayıflatabilir.

Motivasyon üzerine çalışan psikologlar Edward Deci ve Richard Ryan tarafından geliştirilen Self-Determination Theory, insanların en çok içsel motivasyonla yaptıkları aktivitelerden tatmin duyduğunu gösterir. Başka bir deyişle, bir etkinliği dışsal ödüller veya değerlendirmeler için değil, gerçekten yapmak istediğimiz için yaptığımızda daha fazla psikolojik doyum yaşarız. Belki de bu yüzden zaman zaman kendimize küçük bir izin vermek gerekir: Bir şeyi iyi olmak için değil, yalnızca iyi hissetmek için yapmak. Çünkü bazen en değerli deneyimler, hiçbir performans beklentisi olmadan yapılan basit aktivitelerde saklıdır.

Başa dön tuşu