Psikolog

Duygusal Yeme: Açlık Mideden mi, Duygulardan mı Geliyor?

Duygusal Açlık ile Fiziksel Açlık Arasındaki Fark

Duygusal yeme davranışını anlamanın ilk adımı, iki farklı açlık türünü ayırt etmektir.

Fiziksel Açlık

➢ Yavaş yavaş ortaya çıkar
➢ Her türlü yiyecekle giderilebilir
➢ Tokluk hissiyle sona erer
➢ Sonrasında suçluluk yaratmaz

Duygusal Açlık

➢ Ani ve yoğun başlar
➢ Genellikle belirli “rahatlatıcı” yiyeceklere yöneliktir (tatlı, karbonhidrat)
➢ Tokluk hissi oluşsa bile devam edebilir
➢ Sonrasında pişmanlık ve suçluluk yaratabilir

Bu ayrım, farkındalık geliştirme sürecinde önemlidir.

Duygusal Yeme Neden Gelişir?

Duygusal yeme çoğu zaman bir baş etme stratejisidir. Kişi:

➢ Stres
➢ Yalnızlık
➢ Öfke
➢ Kaygı
➢ Can sıkıntısı

gibi duygularla baş etmekte zorlandığında yiyeceği bir düzenleyici araç olarak kullanabilir.

Yiyecek, özellikle karbonhidrat ve şeker içeren besinler, kısa süreli dopamin ve serotonin artışı sağlayarak rahatlama hissi yaratır. Bu biyokimyasal ödül döngüsü davranışı pekiştirir.

Çocukluk Deneyimleri ve Yeme

Bazı bireylerde yeme ile duygusal rahatlama arasındaki bağ erken dönem deneyimlere dayanır. Örneğin:

Ağlayan çocuğun yiyecekle susturulması
Başarı sonrası ödül olarak tatlı verilmesi
Sevginin yiyecekle eşleştirilmesi

Bu öğrenmeler, yetişkinlikte de stres karşısında otomatik olarak yeme davranışını tetikleyebilir.

Kontrol – Yasak – Aşırı Yeme Döngüsü

Duygusal yeme çoğu zaman katı diyetlerle birlikte görülür. Süreç genellikle şöyle işler:

➢ Katı kısıtlama
➢ Artan yoksunluk hissi
➢ Duygusal tetiklenme
➢ Aşırı yeme atağı
➢ Suçluluk ve yeniden kısıtlama

Bu döngü kırılmadıkça problem kronikleşebilir.

Terapötik Yaklaşım

Duygusal yeme yalnızca irade meselesi değildir; duygusal düzenleme kapasitesiyle ilişkilidir. Psikoterapide genellikle şu alanlar çalışılır:

➢ Tetikleyici duyguların fark edilmesi
➢ Alternatif baş etme stratejileri geliştirilmesi
➢ Öz-şefkat pratiği
➢ Beden sinyallerini yeniden tanıma
➢ Katı diyet zihniyetinin esnetilmesi

Amaç yeme davranışını bastırmak değil; altında yatan duygusal ihtiyacı anlamaktır.

Duygularla Kalabilmek

Duygusal yemenin temelinde çoğu zaman duygularla temas etmekten kaçınma vardır. Oysa duygu dalga gibidir; bastırıldığında güçlenir, yaşandığında yatışır.

Kişi kendine şu soruyu sorabilir:

“Şu an gerçekten aç mıyım, yoksa bir şey mi hissediyorum?”

Bu soru bile süreci yavaşlatmaya yardımcı olabilir.

Duygusal yeme bir zayıflık değil, öğrenilmiş bir baş etme biçimidir. Ancak sürdürülebilir bir yöntem değildir. Yiyecek, duyguları kısa süreli susturabilir; fakat onları çözmez.

Gerçek düzenleme, duyguyu tanımak, adlandırmak ve onunla kalabilmeyi öğrenmekle başlar.

HAZIRLAYANLAR
Uzman Psikolog Mustafa Cem Oğuz
Psikolog Cansu Hatice Karcıoğlu

Başa dön tuşu