Kendimizle Tanışmaya Ne Zaman Vakit Ayırdık?
Birçok insan terapiye başvurduğunda benzer cümleler kuruyor: “Artık dayanamıyorum”, “Eskisi gibi değilim”, “Ne hissettiğimi bile bilmiyorum.” Aslında bu cümlelerin ortak bir anlamı var: Birey, uzun zamandır kendi iç dünyasıyla bağlantısını kaybetmiş. Bize küçüklüğümüzden itibaren güçlü olmamız, ağlamamamız, her şeye yetişmemizöğretiliyor. Duygularımızla değil, görevlerimizle tanımlanıyoruz. Böyle olunca da üzülmek, yorulmak, bazen hiçbir şey yapmak istememek sanki bir kusurmuş gibi algılanıyor. Oysa insan olmak tam da bunların hepsini yaşayabilmek demek. Ruh sağlığı, yalnızca büyük krizler yaşandığında ilgilenmemiz gereken bir alan değil. Nasıl ki bedenimiz yorulduğunda dinlenmeye ihtiyaç duyuyorsa, zihnimiz ve kalbimiz de aynı özeni istiyor. Bastırılan her duygu, görmezden gelinen her ihtiyaç bir gün mutlaka kapımızı çalıyor. Bazen kaygı olarak, bazen uykusuzluk, bazen de öfke patlamaları şeklinde…
Hayatın telaşı içinde kendimize küçük molalar vermek sandığımızdan çok daha kıymetli. Gün içinde birkaç dakika durup nefesimize odaklanmak, hislerimizi fark etmek, “Şu an neye ihtiyacım var?” diye sormak bile büyük bir fark yaratabilir. Kendimizi anlamaya başladığımızda, başkalarıyla olan ilişkilerimiz de yavaş yavaş iyileşir. Psikolojik destek almak ise zayıflık değil, aksine güçlü bir adımdır. İnsan bazen duygularını tek başına düzenleyemeyebilir. Bazen birinin bizi yargılamadan dinlemesine, düşüncelerimizi birlikte anlamlandırmasına ihtiyaç duyarız. Terapi tam olarak bunun için vardır: Kişinin kendi potansiyelini yeniden keşfetmesi için güvenli bir alan sunmak. Unutmamak gerekir ki kimse mükemmel olmak zorunda değil. Herkes zaman zaman zorlanır,
düşer, hata yapar. Önemli olan, düştüğümüzde kendimize nasıl davrandığımızdır. Kendimize biraz daha şefkatle yaklaşmayı öğrenebilirsek, hayat çok daha yaşanabilir bir yer haline gelir. Belki bugün kendinize küçük bir iyilik yapmanın tam zamanıdır. Bir fincan kahve içip sadece kendinizi dinlemek, sevdiğiniz bir şarkıyı açmak, ya da uzun zamandır ertelediğiniz o adımı atmak… Çünkü en uzun yolculuk bile insanın kendine dönmesiyle başlar. Ve bazen ihtiyacımız olan tek şey, “Ben de önemliyim” diyebilmektir.
Psikolog Beyza Çoban