Psikolog

Seviyoruz Ama Neden Zorlanıyoruz? Bir İlişkiyi Ayakta Tutmanın Gerçekleri Bir İlişki Nasıl İnşa Edilir ve Nasıl Ayakta Kalır? – Uzm. Kl. Psk. Elif Fiyci

Bir ilişki çoğu zaman heyecanla başlar.

Mesajlar sıklaşır, zaman hızla geçer, “biz” duygusu kendiliğinden oluşur gibi gelir.
Ama bir noktadan sonra şu soru sessizce ortaya çıkar:
Bunu nasıl sürdüreceğiz?
İlişkiler genelde bitmediği için değil, bakımı ihmal edildiği için zorlanır.
İşte tam da burada Gottman çift terapisi bize çok insani, çok gerçekçi bir şey söyler:
İyi bir ilişki, büyük romantik anlardan çok, küçük ama sürekli bağ kurma hâlidir.

Önce Şunu Sorarak Başlayalım: Partnerini Hâlâ Merak Ediyor musun?

Gottman buna “aşk haritaları” der.
Ben daha sade söylemeyi seviyorum:
Onun iç dünyasına hâlâ uğruyor musun?
Son zamanlarda onu ne yordu?
Neye heyecanlandı?
Neyi içine attı?
Birlikte uzun zamandır olsak bile, “zaten biliyorum” demek ilişkide en hızlı körleştiğimiz yerlerden biri.
Bazen ilişkiyi canlandıran şey büyük bir konuşma değil, sadece şunu sormaktır:
“Bugün sen nasıldın, gerçekten?”

Küçük Anlar Aslında Çok Büyük

İlişkiler tek bir büyük olayla güçlenmez.
Gottman’a göre ilişkiyi taşıyan şey, gün içinde defalarca yaşanan küçük bağ kurma anlarıdır.
Bir şey anlatmak istemesi
Bir video göstermesi
“Buna bakar mısın?” demesi
Bunların hepsi aslında şunu söyler:
“Ben seninle temas etmek istiyorum.”
Ve mesele şu:
O anlarda telefonla mı ilgileniyoruz, yoksa gerçekten orada mıyız?
Mutlu çiftlerin farkı burada ortaya çıkıyor.
Onlar bu küçük çağrıları çoğu zaman cevapsız bırakmıyor.

İlişkide Herkesin Tökezlediği Yer: Tartışmalar

Şunu en baştan söyleyelim:
Sağlıklı ilişkiler kavgasız değildir.
Fark şurada:
Kimi çift kavga ederken birbirine zarar verir,
kimi çift ise kavga ederken bile bağı koparmamaya çalışır.
Gottman’ın “dört atlı” dediği bazı alışkanlıklar var ki ilişkiyi yavaş yavaş aşındırır:
“Sen zaten hep böylesin”
Alay, küçümseme
Sürekli kendini savunma
Susarak geri çekilme
Hepimiz bazen bunlara kayıyoruz.
Önemli olan fark etmek ve başka bir yol denemek.
Mesela eleştirmek yerine şunu söyleyebilmek:
“Şu an kendimi yalnız hissediyorum ve sana ihtiyacım var.”

Haklı Olmak mı, Bağda Kalmak mı?

Tartışma sırasında çoğu zaman içimizden gelen şey şudur:
“Beni anlasın.”
Ama bunu yapmaya çalışırken bazen ilişkiyi kaybediyoruz.
Gottman yaklaşımı burada çok net:
İlişkiyi ayakta tutan şey, onarım girişimleridir.
Bir espri
Bir “dur, biraz sakinleşelim mi?”
Bir özür
Bir sarılma
Bunlar ilişkiyi kurtaran küçük hamlelerdir.
Çünkü mesaj şudur:
“Bu tartışma, seni kaybetmekten daha önemli değil.”

İlişki Kendiliğinden Devam Etmez

Belki de en gerçekçi kısım burası.
Aşk bazen çok doğal akar, bazen de emek ister.
Bu, bir şeylerin yanlış olduğu anlamına gelmez.
Gottman araştırmaları şunu gösteriyor:
Mutlu çiftler birbirlerini bilinçli olarak takdir eder.
“Zaten biliyor” demek yerine söylemeyi seçerler.
Küçük teşekkürler, küçük dokunuşlar, küçük fark edişler…
Her gün şu soruyu kendine sormak bile yeterli olabilir:
“Bugün bu ilişkide neyi besleyebilirim?”

İlişkiler mükemmel olmuyor.
Bazen yorucu, bazen karmaşık, bazen çok güzel.
Ama şunu unutmamak iyi geliyor:
Bir ilişki, iki kişinin aynı anda kusursuz olmasıyla değil,
aynı anda bağ kurmayı denemesiyle ayakta kalıyor.

Başa dön tuşu