TAKINTILARDAN KURTULMANIN YOLLARI

TAKINTILARDAN KURTULMANIN YOLLARI
Bilimsel adıyla Obsesif Kompulsif Bozukluk, danışanlar tarafından ifade ediliş şekli “takıntı” “vesvese” “zorlantı”. OKB ile yaşamak birçok insan için zorlayıcı ve kurtulmak için bolca motivasyona ihtiyaç duydukları bir süreç. Bu sebeple bu yazıyı okumadan önce motive olabilmeniz için bu düşünce ve davranışların sizin hayatınızı nasıl etkilediğini birkaç dakika düşünün… Olumsuz taraflarına bir bakın… Bu takıntılarınızın olmadığı bir hayat düşünseydiniz nasıl olurdu? Hayatınızda neler değişirdi? Getirdiği olumsuzluğun ve aşırı düşünmenin veya davranışlara ayırdığınız vakti veya enerjiyi neye verirdiniz ve nasıl olurdu?
Takıntılar obsesyon ve kompulsiyondan oluşur. Obsesyon zihinde takıntı dediğimiz bizi rahatsız eden düşünce, dürtü ve görüntülerin adıdır. Kompulsiyon da bu obsesyonun yol açabileceklerinden duyduğumuz rahatsızlık sebebiyle ya da bir sebebi olmaksızın sadece getirdiği huzursuzluğu gidermek için yaptığımız davranışlardır. Takıntılarınız sadece zihinde ve davranış göstermediğiniz bir noktada olabilir. Fakat çoğu zaman bu fark edilmeyebiliyor.
Takıntılar, her insanda farklı bir biçimde bulunabilmektedir. Genel bir kriterleri olsa da görünüş biçimi her insanda farklıdır. Fakat genel kategoride takıntı denilebilmesi için DSM-5te yer alan şu kriterlere sahip olması gerekir:
DSM-5 (Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı, 5. Baskı) kriterlerine göre Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) tanısı için aşağıdaki ölçütlerin karşılanması gerekir:
A. Obsesyonların, Kompulsiyonların ya da Her İkisinin Varlığı
Obsesyonlar aşağıdakilerle tanımlanır (1 ve 2):
- Bozukluğun belirli evrelerinde yineleyici ve sürekli düşünceler, dürtüler ya da imgeler; bunlar, istenmeden gelir, kaygı ya da sıkıntı yaratır ve çoğu kişi bunları anlamsız ya da yersiz bulur (egosintonik değildir).
- Kişi, bu düşünceleri, dürtüleri ya da imgeleri görmezden gelmeye, baskılamaya çalışır ya da başka bir düşünce veya eylemle (yani bir kompulsiyon gerçekleştirerek) bunları etkisizleştirmeye çalışır.
Kompulsiyonlar aşağıdakilerle tanımlanır (1 ve 2):
- Kişinin, obsesyona tepki olarak yapmaktan kendini alıkoyamadığı yineleyici davranışlar (el yıkama, düzenleme, denetleme) ya da zihinsel eylemler (dua etme, sayı sayma, sözcükleri sessizce yineleme).
- Davranışlar ya da zihinsel eylemler, kaygıyı ya da sıkıntıyı önlemeyi veya azaltmayı ya da korkulan bir olay ya da durumdan korunmayı amaçlar; ancak bu davranışlar ya da zihinsel eylemler, gerçekçi bir biçimde bağlantılı oldukları durumlarla orantılı değildir ya da açıkça aşırıdır.
B. Zaman, Enerji ve İşlevsellik Kaybı
Obsesyonlar ya da kompulsiyonlar zaman alıcıdır (günde 1 saatten fazla zaman harcatır) ya da klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya veya toplumsal, işle ilgili ya da diğer önemli işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.
C. Diğer Nedenlerin Dışlanması
Obsesif-kompulsif belirtiler, bir maddenin (kötüye kullanılan bir ilaç, bir tedavi ilacı) ya da başka bir sağlık durumunun fizyolojik etkilerine bağlanamaz.
D. Başka Bir Bozuklukla Açıklanamama
Bu bozukluk, başka bir ruhsal bozukluğun belirtileri ile daha iyi açıklanamaz (örneğin; yaygın anksiyete bozukluğu, beden algısı bozukluğu, biriktiricilik bozukluğu, trikotillomani, deri yolma bozukluğu vb.).
Belirtilmesi Gereken Durumlar (Spesifikleyiciler)
Tanı konulurken aşağıdakiler de belirtilmelidir:
- İçgörü Düzeyi:
- İyi ya da yerinde içgörü (OKB inançlarının kesinlikle ya da büyük olasılıkla doğru olmadığını kabul eder).
- Zayıf içgörü (OKB inançlarının büyük olasılıkla doğru olabileceğini düşünür).
- İçgörü yokluğu/sanrılı (OKB inançlarının doğru olduğuna kesinlikle inanır).
- Tikle İlgili: Kişinin yaşam boyu veya o anki tanısında tik bozukluğu öyküsü varsa belirtilir.
Tablo: Bu takıntılı düşüncelerle ne yapacağım? Kitabından
Tabloya baktığınızda göreceğiniz üzere obsesyon (yani zihne zorlayıcı biçimde gelen düşünceler) çeşitli şekilde olabilmekte fakat en çok görülen dini, cinsel, felsefi, saldırganca düşünce, dürtü, görüntü. Bunlar genel itibariyle kişinin değerlerine veya kimliğine aykırı şeylerdir. Yani aslında kişinin önem verdiği temadadır. Mesela ateist biri Allah’a küfretme düşüncesi geldiği için 3 kere tövbe demesi gerektiğine dair bir takıntı geliştirmez.
İkinci kısma baktığımızda var olan bu düşünce, görüntü veya imgelerin fark edilmesi ve önemsenmesidir. Burada da tabi ki kişinin değerlerine aykırı olduğu için bu düşünceyi fark ettiği an bunu bir tehdit olarak görür ve o düşünceye verdiği önem sebebiyle sık sık şüpheye düşer. Bunun verdiği sıkıntı veya olabileceklerden korktuğu için de birtakım davranışlar yapar. Bu da üçüncü kısma giriyor.
Üçüncü kısımda bu obsesyonla baş etme becerileri yer alıyor. İlk olarak dışarıdan fark edilmesi zor olan fakat kullanan için gerçekte çok zorlayıcı saatlerini, günlerini alan ve uykularını kaçıran bir durum. Düşünceden kaçmaya çalışma, bastırma, yokmuş gibi davranma ya da aşırı üzerinde durma, analiz etme gibi yöntemler. Bazen hatırlamaya çalışma, zihnindeki boşlukları doldurma, kendine kızma gibi baş etme stratejileri de görülebilir. Davranışsal olarak baktığımızda bunlar dışarıdan bariz olarak görülebilir ritüellerdir. Tepkilerden uzak durma o düşünceyi tetikleyebilecek şeylerden kaçınmadır. Tetikleyebilecek herhangi bir şeye bakmaktan kaçınma bile olabilir. Somut/araştırma ise kendini rahatlatmak için sürekli kontrol etmeye çalışmaktır. Bu belli ritüeller halinde de olabilir. Mesela 3 kere kontrol etmek, aynı şekilde doğru şekilde yapmaya çalışmak olabilir. Güvene sığınma ise kendinden ve yaptığından emin olmaya çalışmaktır. Birine tekrar tekrar sorma, ya da sesli bir şekilde tekrar tekrar söyleme, duayı tekrar tekrar okumak, emin olmak için kapıyı, ocağı, ütüyü tekrar tekrar kontrol etme gibi görülebilir. Bunlara ek olarak zorlantılı telafi davranışlar olabilir. Örneğin saldırganlıkla ilgili takıntılı düşünceleri olan birinin o düşünceler geldiğinde yardımsever olmakla ilgili davranışlarda bulunması gibi.
Bu kısımda baş etme yöntemlerini okuduğunuzda kendinizden bir şeyler bulmuş olabilirsiniz. Ya da tam olarak kategorize etmeseniz de sizin de o düşünceler geldiğinde bilişsel ve davranış olarak kullandığınız stratejiler size uzun zamandır işe yaramıyor, iyi gelmiyor veya bu düşünceleri azaltmaktan çok çoğaltıyorsa bunlar birer işlevsiz baş etme yöntemlerinizdir. Artık bu işlevsiz, işe yaramayan ve enerjinizin çoğunu çalan baş etme yöntemlerinden kurtulma vaktiniz gelmiş demektir.
Tablo: Bu takıntılı düşüncelerle ne yapacağım? Kitabından
Bu tabloda da göreceğiniz üzere gelen düşünceye aşırı önem verilmesi ve bir tehdit olarak algılanması sonrasında bu düşünceye verdiğimiz anlam sonrasında o düşüncenin gerçekleşeceğini ya da gerçek olabileceğini düşünme, o düşünceyi kontrol etmek isteme, o düşücenin getirdiği ve getirebileceklerine dar aşırı önem verme ve bunun sonucunda da bir takım davranışsal stratejiler kullanmak. Bu noktada kısa süreli bir rahatlama olsa dahi bu stratejiler işlevsiz olduğu için tekrardan takıntılı düşüncelerin gelmesine hatta bunun daha da yoğun olmasına sebebiyet verecektir…
Yani aslında tabloda da gördüğünüz üzere düşünceyi yok etmek değil, düşünceye verilen tepki değişirse o döngüye girilmeyecektir.
Peki başlığımızda da olduğu gibi geldik “TAKINTILARDAN KURTULMANIN YOLLARI” na:
- İlk olarak takıntılar kişileri çok zorlar, saçma olsa bile yapıyor olmanızın sebebi de budur. Bu işlevsiz stratejiler artık otomatik hale geldiği, hatta farkında bile olunmayan durumlar söz konusu olabildiği için bir uzman desteği yükünüzü epey ölçüde azaltacaktır. Değişim motivasyonunuzu korumanıza da yardımcı olacaktır.
- Bunun bir rahatsızlık olduğunu ve birçok kişide görüldüğünü ve sürecin sancılı olabileceğini kendinize hatırlatın. Bu düşünceler size kötü bir insan olduğunuz için gelmiyor. Araştırmalar gün içerisinde sağlıklı bir zihne sahip insanların da birçok hoşlanmadıkları düşünce geldiğini fakat onların sağlıksız baş etme yöntemlerini kullanmalarına gerek kalmadan kendiliğinden gittiğini söylüyor.
- Gerçekten sizde ne olduğunu anlayın. Yani hangi temadaki düşünceler rahatsız ediyor ve sonucunda ne olacağını düşünüyorsunuz? Nelerden tetikleniyorsunuz ve hangi baş etme stratejilerini kullanıyorsunuz? Duygularınız ve bedensel tepkileriniz nedir? Hangi kaçınma stratejilerini kullanıyorsunuz? Bunları tek tek not alın.
- Düşünme süreçleriyle ilgili nasıl bir hata yaptığını anlamaya çalış…
Düşüncelerle kaynaşık olma: “Bunu düşünürsem, olma ihtimali artar”
“Bunun aklıma gelmesi yapmış olmakla aynı şey”
“Eğer bunları düşünürsem istemediğim şeyler yapabilirim”
“Aklıma gelen şeyler bir nesnenin uğursuz, pis, kirli olmasına neden olabilir”
Düşüncelerle ilgilenmediğinizde yol açabilecek tehlikeler
“Kötü bir şey olursa sorumlusu ben olurum”
“Belirsizlik olur, emin olamam ve buna dayanamam”
“Bu düşünceleri kontrol etmeliyim yoksa kontrolden çıkabilir”
Bunların doğru olmadığını anlamak size çok büyük bir adım attıracak fakat bu aşama biraz zorlu o yüzden desteğe ihtiyaç duyabilirsiniz. Bu düşüncelerin takıntılı düşünceleri olan insanlarda var olduğunu ve bu noktada döngüde sıkışıp kalmalarına neden olduğunu fark edin.
- Bu düşünme sürecine girmeden rahatsız olduğunuz temadan bir düşünce geldiğinde bunu fark edin ve etiketleyin. “Bu benim takıntılarımın getirdiği bir düşünce” Gelen düşüncelere bir anlam yükleme. Zihninize bir düşünce gelmesi onunla ilgili bir şey yapmanız gerektiği anlamına gelmiyor.
- Kompülsiyonlar yani kontrol etme, tekrar etme davranışları kısa sürede rahatsızlığı azaltsa da, uzun vadede döngüyü pekiştirir. Bu nedenle, bu davranışların sistematik olarak azaltılması gerekir.
- Kompülsiyonu yapmamanın ve düşüncelerin getirdiği rahatsızlıkla kalmaya çalışın… huzursuzluk, rahatsızlık bunları deneyimleyebilirsiniz çok normal.. fakat rahatlamak için yaptığın davranışlar sizi sadece kısa sürede rahatlatacak ve döngüde daha da çok tutacak bu yüzden o rahatsızlıkla bir süre kalmak o rahatsızlık ilk başta yükselse de sonrasında düşüş yaşayacaktır.
- Kaçınma davranışları ve tetikleyicilerle kontrollü ve sistematik bir şekilde maruz kalınması gerekir. Kompulsiyon yapılmadığında, kaygının zamanla kendiliğinden azaldığı öğrenilmesi ve yeni öğrenme süreçleri devreye girmesi gerekir.
Süreci takip etmek, istikrar sağlamak, motivasyonu sürdürebilmek çok önemli fakat zorlayıcı. Sizin deneyimlediğiniz bir şey olsa da size iyi gelmeyen noktaları, düşünce hatalarını, işlevsiz stratejilerini fark etmek ve bunları değiştirmek tek başına OKB gibi bir rahatsızlıkta açıkçası oldukça zor. Zaman zaman psikiyatrist gözlemi ve ilaç desteği de gerektiren bu durum mutlaka uzman desteği gerektirmektedir. Doğru bir uzmanla süreci çok daha sancısız hale getirebilirsiniz…
Kaynak ve aynı zamanda öneri: Bu Takıntılı Düşüncelerle Ne Yapacağım? , Kadir Özdel, Epsilon Yayınevi.