Psikolog

Duygusal Açlık

Yemek Yemiyorsun, Bir Şeyler Hissediyorsun

Saat 23.00.
Aç değilsin ama buzdolabının önündesin.Gün yorucuydu. Bir şeyler ters gitti.
Ya da tam tersi — her şey iyiydi ama içinde garip bir boşluk var.

Ve bir anda kendini buzdolabının önünde buluyorsun. Ne aradığını tam bilmiyorsun ama bir şeyler yersen o his biraz hafifleyecek gibi geliyor.

Eğer bu tanıdık geliyorsa, yalnız değilsin.
Ve hayır, bu bir irade meselesi değil.

Açlık mı, Başka Bir Şey mi?

Gerçek açlık yavaş yavaş gelir.
Midende hissedersin, giderek artar ve yediğin herhangi bir şeyle geçer.

Duygusal açlık öyle değil.
Bir anda gelir. Genelde spesifiktir — tatlı, cips, hamur işi gibi.
Ve çoğu zaman yedikten sonra geçmez. Hatta yerine suçluluk gelir.

Kulağa ayırt etmesi kolay gibi geliyor ama değil.
Çünkü bu döngü zamanla otomatikleşir.
Beyin, açlıkla duyguyu birbirine karıştırmaya başlar.

Peki Hedonik Yeme Ne?

Duygusal yemeden biraz farklı.

Duygusal yemede bir duyguyu bastırmaya çalışırsın.
Hedonik yemede ise ortada bastırılacak bir duygu bile olmayabilir.
Sadece zevk vardır. Beyin ödül ister.

Tok olduğunu bilirsin.
Ama o çikolata oradadır.
“Bir kare alayım” dersin… ve devamı gelir.

O ilk birkaç saniyelik keyif var ya — işte mesele tam olarak o.

Beynin ödül sistemi devreye girer, dopamin artar.
Ve beyin bu yolu öğrendi mi, tekrar tekrar kullanmak ister.

Bu bir irade zayıflığı değil.
Bu, beynin çalışma şekli.

 

Bu Döngü Nereden Geliyor?

Çoğu zaman çok eskiden.

“Aferin, hadi sana dondurma.”
“Üzülme, gel çikolata yiyelim.”
“Misafir geldi, pasta var.”

Yemek; ödülle, teselliyle, kutlamayla iç içe büyür.
Beyin bunu kaydeder.

Yıllar sonra zor bir gün geçirdiğinde,
beyin o eski formülü çıkarır:

üzüntü + yemek = rahatlama

 

Ne Yapabilirsin?

Önce şunu söyleyeyim:
“Sadece yeme” demek işe yaramıyor. Bunu zaten biliyorsun.

Daha işe yarayan şey şu: fark etmek.

Buzdolabının önünde durmadan önce bir an durup
“Ben şu an ne hissediyorum?” diye sormak.

Cevabı hemen bulmak zorunda değilsin.
Sadece bu soruyu sormak bile o otomatik akışı yavaşlatır.

Zamanla şunu fark ediyorsun:
Aslında aradığın şey çoğu zaman yemek değil.

Dinlenmek. Rahatlamak. Birine yakın hissetmek. Ya da sadece günü atlatmak.

Yemek bunları çözmüyor. Sadece kısa bir süreliğine üstünü örtüyor.

Duygusal yeme ile baş etmek, kendinle savaşmak değil.
Kendini tanımak.

Ve bu, düşündüğünden daha mümkün.

Başa dön tuşu