Psikolog

Aşırı Bağımsızlık: Aslında Neyin Savunması?

Bağımsız olmak çoğu zaman güçlü bir kişilik özelliği olarak görülür. Kendi ayakları üzerinde durabilmek, kararlarını tek başına alabilmek ve başkalarına bağımlı hissetmemek sağlıklı gelişimin önemli parçalarıdır. Ancak bazı durumlarda bağımsızlık yalnızca bir karakter özelliği değil, aynı zamanda bir savunma mekanizması olabilir.

 

Aşırı bağımsızlık, kişinin başkalarından destek istemekte zorlanması, duygusal olarak kimseye ihtiyaç duymadığını düşünmesi ya da ilişkilerde fazla yakınlıktan kaçınması şeklinde ortaya çıkabilir. Dışarıdan bakıldığında bu kişiler güçlü ve kendine yeterli görünür. Fakat psikolojik açıdan bakıldığında bu durum bazen incinme korkusuyla ilişkili olabilir.

 

Çocukluk döneminde duygusal ihtiyaçları yeterince karşılanmayan bireyler zamanla şu mesajı öğrenebilir: “Kimseye güvenmemeliyim” ya da “ihtiyaç duyarsam hayal kırıklığı yaşayabilirim.” Bu durumda kişi kendini korumak için bağımsızlığı bir zırh gibi kullanabilir.

 

Aşırı bağımsız bireyler genellikle yardım istemekte zorlanır. Çünkü yardım istemek bazen zayıflık olarak algılanabilir. Oysa psikolojik açıdan bakıldığında sağlıklı ilişkiler karşılıklı destek üzerine kurulur.

 

İlişkilerde de benzer bir dinamik ortaya çıkabilir. Aşırı bağımsız kişiler duygusal yakınlık arttığında geri çekilme eğilimi gösterebilir. Çünkü yakınlık aynı zamanda incinme ihtimalini de beraberinde getirir.

 

Bu durum çoğu zaman bilinçli bir tercih değildir. Kişi yalnızca kendini korumaya çalışıyor olabilir. Ancak uzun vadede aşırı bağımsızlık duygusal yalnızlık hissini artırabilir.

 

Sağlıklı bağımsızlık ile aşırı bağımsızlık arasındaki fark, kişinin gerektiğinde destek alabilmesidir. Güçlü olmak yalnızca her şeyi tek başına yapmak anlamına gelmez; aynı zamanda güvenli ilişkiler kurabilmek anlamına da gelir.

Başa dön tuşu