Sürekli Yorgun Hissetmek Sadece Fiziksel Değil: Duygusal Tükenmişlik Nasıl Anlaşılır?
Son zamanlarda birçok kişi benzer cümlelerle geliyor: “Uyuyorum ama dinlenemiyorum.” “Bir şey yapmasam bile yorgunum.” “Her şeye yetişiyorum ama içimde bir boşluk var.”
Bu tablo çoğu zaman kansızlık, vitamin eksikliği ya da yoğun tempoya bağlanıyor. Oysa bazı yorgunluklar bedenden değil, duygusal sistemden kaynaklanır. Bu yazıda, sıkça gözden kaçan duygusal tükenmişlik halini ve onun bedenle olan ilişkisini ele alacağız.
Duygusal Tükenmişlik Nedir?
Duygusal tükenmişlik; kişinin uzun süre kendi ihtiyaçlarını ertelediği, güçlü durmak zorunda kaldığı ve duygusal yükü tek başına taşıdığı durumlarda ortaya çıkar. Bu bir “aniden çökme” hali değildir. Daha çok sessizce ilerler.
Kişi:
- işini yapmaya devam eder,
- ilişkilerini sürdürür,
- sorumluluklarını aksatmaz,
ama içten içe azalmış, donuk ve kopuk hisseder.
Her Şeye Yetişip Kendine Yetişememek
Duygusal olarak tükenen birçok insan dışarıdan “çok güçlü” görünür. Çünkü bu kişiler genellikle:
- yardım istemeyi öğrenmemiş,
- duygularını bastırarak ayakta kalmış,
- erken yaşta sorumluluk almak zorunda kalmış bireylerdir.
Bu yapı bir süre işe yarar. Ama beden ve zihin uzun vadede şunu sorar: “Ben ne zaman dinleneceğim?”
Beden Yorgunluğu ile Duygusal Yorgunluk Arasındaki Fark
Fiziksel yorgunluk dinlenince azalır. Duygusal yorgunluk ise dinlenmeyle geçmez.
Aşağıdaki belirtiler duygusal tükenmişliğe işaret edebilir:
- Sabahları uyanmakta zorlanma
- Keyif alınan şeylere karşı ilgisizlik
- Sürekli erteleme
- Tahammülsüzlük ve içsel gerginlik
- “Hiçbir şeye hevesim yok” hissi
- Nedensiz suçluluk veya boşluk duygusu
Bu belirtiler çoğu zaman depresyonla karıştırılır. Oysa her tükenmişlik depresyon değildir.
Duygusal Tükenmişlik Neden Bu Kadar Yaygın?
Modern yaşam kişiden şunu bekliyor:
- üretken ol,
- güçlü görün,
- aksatma,
- idare et,
- şikâyet etme.
Bu beklentiler uzun vadede kişinin duygusal ihtiyaçlarını görünmez kılar. Kişi bir süre sonra kendi sinyallerini duyamaz hale gelir. Yorgunluk da tam bu noktada ortaya çıkar.
Çözüm Nereden Başlar?
Duygusal tükenmişlik “daha iyi organize ol” diyerek geçmez.Çözüm, kişinin kendisiyle yeniden temas kurmasıyla başlar.
- duygusal yüklerin fark edilmesi,
- sınır koyma becerisinin çalışılması,
- suçluluk ve sorumluluk ayrımının yapılması,
- “her şeyi ben yapmalıyım” inancının ele alınması
hedeflenir.
Ama en temel adım şudur: Yorgunluğu bastırmak yerine anlamaya çalışmak.
Sürekli yorgun olmak her zaman tembellik ya da güçsüzlük değildir. Bazen bu, uzun süredir taşınan duygusal yüklerin doğal bir sonucudur. Eğer bu yazı size tanıdık geldiyse, bedeniniz size bir şey anlatmaya çalışıyor olabilir.
Onu susturmak yerine dinlemek, iyileşmenin ilk adımıdır.