Aile Danışmanlığı

TENCERELERİN HAYATINDAN PARLAK OLMASIN!

 

TENCERELERİN HAYATINDAN PARLAK OLMASIN!

Bu gün duygular üzerine yazabilirdim belki de ama yeni öğrendiğim bir cümle fikrimi değiştirdi.

“Tencerelerin hayatından parlak olmasın…” Bir danışanıma babaannesi söylermiş. Ne güzel bir söz değil mi? Gününü tencereleri ovmak yerine, sevdiklerinle, sevdiğin şeyleri yaparak geçir! Hayatını yaşa!  Amerikalı yazar Mary Randolph Carter’a ait olduğunu sonradan öğrendiğim; “Temiz bir ev boşa geçmiş bir ömrün işaretidir” sözünü pek sever, sık sık da kullanırdım. Bundan böyle, yeni öğrendiğim, Türkçe yorumunu kullanırım artık. Bilhassa evini mobilya mağazası vitrini gibi tutmaya çalışan, bu uğurda eşinin, çocuklarının üzerinde yoğun baskı uygulamaktan çekinmeyen bir kadın gördüğümde. Ya da çıkmayan lekelerden dert yanan, evinde ufacık bir dağınıklığa tahammülü olmayan başkalarını…

Peki ama gerçekten böyle yapabilmek mümkün mü? Evi temizleyecektim ortalıkta tozlar uçuşuyor. Akşama da yemek yok. Amaan boş ver! Canım sinemaya gitmek veya bir arkadaşımla kahve içmek istiyor diyerek, kapıyı çekip çıkabilmek kolay mı? Hem de içinde hiç huzursuzluk, suçluluk hissetmeden keyifli vakit geçirebilmek? Akşam eve gelen hane halkı bu durumu nasıl karşılar? Ya çat kapı biri gelirse? Kayınvalide, görümce, komşu, el alemi bırakın; anneniz gelirse, ne demez? Ben sana böyle mi öğrettim? Ne bu evin hali? Lavaboyu bu gün ovmadın mı sen? Dolapların içi ne kadar karışık! İyi valla kocan seni boşamıyor!

Öyle ya kadın dediğin evin temizlik ve düzeninden birinci derecede sorumludur çünkü. Koca, doğuştan edindiği imtiyazla bu işlerden muaftır. Çocuklardan oluşan diğer aile üyeleri ise cinsiyet ve yaş hiyerarşisine göre en fazla, küçük bazı sorumluluklar üstlenebilirler. Kadının yeri evidir! “Çok gezen tavuk paçasında pislik getirir”. Otur evinde! Yap temizliğini, yemeğini! Canın sıkılırsa televizyondaki kadın programlarını izle. Böylece hiç değilse, yemek ve el işi becerin gelişir. Daha da mı sıkıldın? Geçen gün pilavı ocağa koyup, duşa girmiştin de kızına (kocana ya da oğluna değil), ocağa bakmayı unutma dediğin halde, çıktığında dibi tutmuş bulmuştun ya! O tencere hala öyle duruyor. Kalkıp onu bir ovarsan sıkıntın mıkıntın kalmaz.

 

Başa dön tuşu