Oksijen Maskesini Önce Kendine Takmak: “Ben” Demek Bencillik Değildir

“Merhabalar, ben Klinik Psikolog Hüray Er.
Bugün ofisimdeki koltuktan değil, bir yol arkadaşı olarak yanınızdan seslenmek istiyorum. Özellikle de özel gereksinimli bir evlada sahip olan, günün 24 saati tetikte bekleyen, sevgisi yorgunluğundan büyük olan anne babalara…
Mesleki okumalarım ve araştırmalarım sırasında sık sık karşılaştığım, üzerine çokça düşündüğüm bir gerçek var: Biz toplum olarak fedakarlığı kutsuyoruz ama ‘kendine bakmayı’ bazen bencillik sanıyoruz. Hele ki söz konusu evlatlarımızsa…
Ancak son dönemdeki klinik araştırmalar ve bilimsel veriler bize ezber bozan bir şey söylüyor: ‘Süper Kahraman’ olmaya çalışmak, uzun vadede hem size hem de çocuğunuza zarar veriyor.
Peki bilim ne öneriyor? Cevap: Pozitif Psikoloji.
Lütfen hemen ‘Hayata gülümse, geçer’ diyen o yapay pozitiflik akımları gelmesin aklınıza. Benim bahsettiğim, ayakları yere basan, acıyı yok saymayan, gerçekçi bir bilimsel yaklaşım. Bu yaklaşım bize diyor ki; çocuğunuzun tanısı, yaşadığınız zorluklar, o hastane süreçleri birer gerçektir. Bunları değiştiremeyebiliriz. Ama bu zorlukların içinden ‘Travma Sonrası Büyüme’ dediğimiz bir güçle çıkabiliriz.
Araştırmalarım net bir şekilde gösteriyor ki; odak noktasını ‘neyi yapamıyorum’dan ‘hangi güçlü yanlarım var’a çeviren ebeveynlerde mucizevi değişimler oluyor.
-
Yetersizlik Hissi Bitiyor, Özgüven Geliyor: ‘Ben bu süreçle baş edebilirim, çocuğumun ihtiyacını karşılayacak donanım bende var’ inancı yerleşiyor.
-
Acıdan Güç Doğuyor: Yaşadığınız zorluk sizi yıkmıyor; aksine sizi daha sabırlı, daha derin, insanı ve hayatı daha iyi anlayan birine dönüştürüyor.
Peki bunu pratiğe nasıl dökeceğiz? Size hemen bu akşam uygulamanız için, benim de çok önemsediğim basit bir reçete vereyim: ‘Üç İyi Şey’ Kuralı.
Beynimiz tehlikeyi ve negatifi görmeye programlıdır, bu hayatta kalma içgüdümüzdür. Ama bu ayarı değiştirebiliriz. Bu akşam yatmadan önce, gün içinde yolunda giden çok basit üç şeyi not edin. ‘Çayım tam istediğim gibiydi’, ‘Çocuğumun eğitiminde küçük bir ilerleme gördük’, ‘Gökyüzü çok güzeldi’ gibi… Bunu bir alışkanlık haline getirdiğinizde, zihninizin ‘felaket senaryoları’ yazmayı bırakıp, ‘umut senaryoları’ ürettiğini göreceksiniz.
Unutmayın; uçaklarda hep duyduğumuz o anons hayatın en büyük gerçeğidir: ‘Oksijen maskesini önce kendinize, sonra çocuğunuza takın.’
Sizin ruh sağlığınız bir lüks değil, çocuğunuzun en temel ihtiyacıdır. Siz iyi olursanız, o da iyi olur. Kendinize şefkat göstermekten korkmayın.
Sevgiyle ve sağlıkla kalın.”