İlişkide Değersizlik Hissi: Seviliyor Muyum Yoksa Katlanılıyor Muyum?
İlişkide değersizlik hissi, kişinin sürekli olarak yeterince sevilmediğini, önemsenmediğini ya da kolayca gözden çıkarılabileceğini düşünmesiyle ortaya çıkar. Partner “seni seviyorum” dese bile bu sözler içselleştirilemez. Çünkü sorun ilişkide değil, kişinin kendi iç algısındadır.
Bu hissin kökeni çoğu zaman çocukluk deneyimlerine dayanır. Görülmeyen, onaylanmayan, başarıyla ya da uyumla sevilen bireyler, yetişkinlikte de sevgiyi koşullu algılar. “Ben bir şey yapmazsam değerim yok” inancı ilişkilere taşınır.
Değersizlik hissi olan kişiler ilişkide sürekli kanıt arar. İlgi azaldığında hemen olumsuz yorumlar başlar: “Artık beni sevmiyor”, “Benden sıkıldı.” Bu düşünceler yoğun kaygıya ve ilişki içinde aşırı uyum davranışlarına yol açar.
Bazı bireyler ise değersizlik hissini öfke ve savunmayla maskeler. Küçük eleştiriler bile kişisel saldırı gibi algılanır. Tartışmalar hızla büyür çünkü kişi aslında “yetersizim” duygusuyla temas etmektedir.
Bu his ilişkide dengesizlik yaratır. Sürekli veren, anlayan, idare eden taraf olmak zamanla tükenmişliğe yol açar. Kişi kendini kaybeder ama yine de yeterli hissetmez.
Değersizlik hissi partnerin davranışlarıyla tetiklenebilir ancak kökeni içseldir. Bu nedenle çözüm sadece karşı tarafın değişmesi değildir. Kişinin kendi değer algısını güçlendirmesi, sınır koymayı öğrenmesi ve sevgiyi hak etmek zorunda olmadığını fark etmesi gerekir.
Sağlıklı ilişkilerde değer, performansa değil varoluşa dayanır. Bunu içselleştirmek, ilişkide daha dengeli ve güvenli bir bağ kurmayı sağlar.