Psikolog

Her değişim başlangıçta zor, ortasında karmaşık ve sonucunda muhteşemdir

İnsan zihni, alışkanlıklar ve tanıdık örüntüler üzerine kuruludur. Bu nedenle değişim, beynin güvenlik algısını sarsan bir durum olarak algılanır ve ilk aşamada dirençle karşılanır.

 

Başlangıç: Direnç ve Belirsizlik

 

Davranış değişikliği literatüründe, bireyin mevcut durumunu terk etmesi kaygı ve stres ile ilişkilidir. Beyin, bilinen durumları belirsiz olanlara tercih eder. Bu aşamada kişi; korku, şüphe, motivasyon düşüklüğü ve “yapamayacağım” düşünceleri yaşayabilir. Bu, nörobiyolojik olarak amigdalanın tehdit algısıyla ilişkilidir ve tamamen doğaldır.

 

Orta Süreç: Karmaşa ve Yeniden Yapılanma

 

Değişimin ortasında birey, eski alışkanlıklar ile yeni davranışlar arasında gidip gelir. Psikolojide bu dönem, bilişsel uyumsuzluk ve duygusal dalgalanmalar ile tanımlanır. Kişi henüz yeni düzene alışmamıştır ancak eskisi de artık tatmin edici değildir. Bu karmaşa aslında zihnin yeniden yapılanma sürecidir; öğrenme ve gelişimin en aktif olduğu evredir.

 

Sonuç: Uyum, Güçlenme ve Psikolojik İyi Oluş

 

Değişim süreci tamamlandığında beyin yeni duruma uyum sağlar. Bu aşamada kişi, öz-yeterlilik duygusunda artış, özgüvende güçlenme ve psikolojik dayanıklılık kazanır. Yapılan araştırmalar, zorlu değişim süreçlerinden geçen bireylerin stresle baş etme becerilerinin ve yaşam doyumlarının arttığını göstermektedir.

 

Sonuç Olarak

 

Değişimin zor ve karmaşık olması, onun yanlış olduğu anlamına gelmez. Aksine, bu aşamalar sağlıklı bir dönüşümün göstergesidir. Psikolojik açıdan bakıldığında değişim; bireyin kendini yeniden keşfetmesine, sınırlarını genişletmesine ve daha bütüncül bir benlik geliştirmesine olanak tanır.

 

Değişim bazen sancılıdır; çünkü büyüme sessiz olmaz.

Başa dön tuşu