Güzellik Kaygısı ve Estetik – Uzm. Kl. Psk. Ece Bengisu Altınbaş

Güzellik Kaygısı ve Estetik
Estetik operasyonlar, bir zamanlar sadece belirli bir kesimin ulaşabildiği, gizlenen bir lüks iken, günümüzde daha ulaşılabilir ve artık daha normal karşılanan müdahaleler haline geldi. Yöntemlerin güvenli hale gelmesi, önyargıların azalması ve estetik yaptıran kişilerin deneyimlerini açıkça paylaşması bu alandaki talebi arttırıyor.
Günlük hayatta okul ve iş yaşamının vazgeçilmezi haline gelen online görüşmeler, kişiyi sürekli kamera önünde tutarak kendi görüntüsüne fazlaca odaklanmasına sebep oluyor. Bu durum kişinin kendisine sürekli görmesinden dolayı dikkatini belli noktalara vermesine ve kendindeki “kusur” algısının pekişmesine neden olabiliyor. Buna ek olarak, sosyal medyada dönemin estetik algısına göre tasarlanan filtrelerin de gerçeklik algısını bozarak “bende bir sorun var” düşüncesini desteklemektedir. Özellikle çocukluk ve gençlik dönemlerinde akranlar ya da aile bireyleri tarafından zorbalığa, olumsuz yorumlara, dışlanmalara ve etiketlemelere maruz kalmak beden algısının zedelenmesine ve yetişkinlik döneminde de devam edebilecek memnuniyetsizlik, özgüvensizlik ve bedenle ilgili kaygı bozukluğuna sebep olabilir. Son olarak “güzel olan iyidir” atfı da kişinin “biricik” özelliklerinden uzaklaşmasına, estetiğin daha genç yaşlarda ve daha sık tercih edilmesine yol açabilmektedir.
Bireyleri estetik cerrahiye ilgi duymaya yönlendiren faktörler arasında düşük özsaygı, olumsuz bir beden imgesi veya bedeninden utanma, dış görünüm ile ilgili memnuniyetsizlik ve kaygı, kişilerarası ilişkilerde sorunlar, anksiyete, depresyon ve beden algısı bozukluğu öne çıkmaktadır.
Estetik müdahaleler, elbette kişisel tercihlerdir. Ancak bu tercihlerin hem fiziksel hem de psikolojik boyutlarını değerlendirmek önemlidir. Çünkü her bir müdahalenin, kişinin hangi istek ve ihtiyacını karşılayacağını belirlemek, operasyon sonrası gerçekçi olmayan beklentilerin sebep olacağı hayal kırıklığını ve tatminsizlik döngüsünü önleyecektir.