Çocuklarımız Duygularını Neden Saklar ya da Paylaşır? – Uzm. Psk. Esra Özel

Çocuklarımız Duygularını Neden Saklar ya da Paylaşır?
Hiç düşündünüz mü: çocuklar öfkelendiğinde neden bazıları bağırıp çağırırken, bazıları sessizce küser? Ya da neden bazı çocuklar utandıklarını gizlemek için bin bir takla atarken, diğerleri gelip size sarılır?
Yapılan araştırmalar, çocukların duygularını dışa vurma biçimlerinin sadece karakterleriyle ilgili olmadığını, içinde büyüdükleri ailenin eğitim seviyesinden (SES), cinsiyet rollerine kadar pek çok faktörden etkilendiğini gösteriyor. Gelin, Türkiye’deki çocuklar üzerine yapılan bir çalışmanın çarpıcı sonuçlarına birlikte bakalım.
Çocuklara “Neden üzüntünü veya hayal kırıklığını gizledin?” diye sorulduğunda, Türk çocuklarının cevabı kalbimizi eritiyor: “Başkalarının duygularını korumak için.” Yani çocuğumuz, sırf biz üzülmeyelim ya da ortamın tadı kaçmasın diye kendi hayal kırıklığını içine atabiliyor. Ancak iş utanç duygusuna gelince, sebep değişiyor: Utancımızı genellikle “rezil olmamak” yani kendimizi korumak için saklıyoruz.
5. Yaş Aldıkça Duygular Netleşiyor
İyi haber şu ki: çocuklar büyüdükçe duygularını ifade etme konusunda daha cesur ve becerikli hale geliyorlar. Büyük çocuklar, küçük yaştakilere göre duygularını paylaşmaya ve destek istemeye daha yatkın.
Özetle Ne Öğrendik?
Çocuğunuzun duygularını ifade etme biçimi, ona sunduğunuz sosyal çevrenin bir aynasıdır. Eğitimli ve modern aile yapılarında çocuk, cinsiyet kalıplarına takılmadan duygusunu özgürce yaşayabiliyor.
Ebeveynlere Küçük Bir Not: Çocuğunuz bir duygusunu paylaştığında (bu öfke bile olsa), ona alaycı veya cezalandırıcı yaklaşmamak, onun duygusal gelişimi için yapabileceğiniz en büyük iyiliktir.