Psikolog

Aile İçi İletişim Dili Rehberi: Evde Söylenen Cümleler Çocuğu Nasıl Etkiler?

Aile içi iletişim, sadece konuşmak değil; evde kurulan duygusal iklimi belirleyen en temel unsurdur. Aynı cümle, farklı bir tonla söylendiğinde tamamen farklı bir anlam taşır. Bu nedenle çocukların ve ergenlerin ruh sağlığını etkileyen en güçlü faktörlerden biri, aile içinde kullanılan iletişim dilidir. Bazı evlerde konuşmalar sert, eleştirel ve yargılayıcıdır. Bazı evlerde ise sessizlik hâkimdir. Her iki durumda da çocuk, anlaşılmadığını hissedebilir.

 

Ailelerin en sık yaptığı iletişim hatalarından biri etiketlemedir. “Sen tembelsin”, “Sen sorumsuzsun”, “Sen çok inatçısın” gibi cümleler davranışı değil, kişiliği hedef alır. Bu tür cümleler çocukta savunma yaratır ve iletişimi kapatır. Oysa sağlıklı iletişimde kişi değil, davranış konuşulur. “Ödevini yapmadığın için kaygılanıyorum” cümlesi, “Sen zaten çalışmıyorsun” cümlesine göre çok daha yapıcıdır.

 

Bir diğer sorun, duyguların küçümsenmesidir. “Abartma”, “Ağlama”, “Bunda da üzülme” gibi cümleler, çocuğun duygusunu geçersiz kılar. Özellikle ergenlikte gençler duygularını zaten yoğun yaşar. Bu yoğunluk küçümsendiğinde genç kendini geri çeker. Zamanla ev içinde duygusal paylaşım azalır ve çocuk, duygularını yalnız yaşamaya başlar. Bu durum kaygı, öfke ve içe kapanmayı artırabilir.

 

İletişimde “çözüm dayatma” da sık görülen bir durumdur. Çocuk bir sorun anlattığında ebeveyn hemen nasihat verir: “Boş ver”, “Takma”, “Sen de şöyle yap.” Oysa çoğu zaman çocuk önce anlaşılmak ister. Çözüm, ikinci aşamadır. “Bunu yaşamak zor olmalı” gibi bir cümle, çocuğun güven duygusunu güçlendirir.

 

Aile içi iletişimde kıyaslama dili de oldukça yıpratıcıdır. “Arkadaşın ne kadar çalışıyor”, “Kuzenin böyle değil” gibi kıyaslar çocuğun yetersizlik duygusunu artırır. Bu yetersizlik bazen içe kapanma, bazen de öfke ve isyan olarak ortaya çıkar. Çocuk kıyaslandığında, kendini aile içinde “koşullu kabul edilen” biri gibi hisseder.

 

Sağlıklı iletişim dili, sınır koymayı da içerir. İletişim demek her şeye izin vermek değildir. Ancak sınır koyarken kullanılan dil çok önemlidir. “Bunu yapamazsın çünkü ben öyle istiyorum” yerine “Bu konuda sınır koyuyorum çünkü güvenliğin benim için önemli” demek, çocuğun hem sınırı anlamasını hem de ilişkiyi korumasını sağlar.

 

Sonuç olarak aile içinde kullanılan dil; çocuğun benlik algısını, özgüvenini ve stresle baş etme becerisini doğrudan etkiler. Evde yargılanmadan konuşulabilen bir ortam varsa çocuk kendini güvende hisseder. Güven varsa, iletişim gelişir. İletişim gelişirse, sorunlar büyümeden çözülebilir.

Başa dön tuşu