Psikolog

Toksik İlişki: Sevgi Kılığına Girmiş Bir Yıpranma Süreci

Toksik ilişki, tek bir davranıştan ya da tek bir tartışmadan ibaret değildir. Süreklilik gösteren bir dengesizlik hâlidir. Güç, kontrol, suçluluk ve belirsizlik üzerinden beslenir. İlişkideki
taraflardan biri ya da her ikisi, zamanla kendi sınırlarını, ihtiyaçlarını ve hatta gerçekliğini sorgular hâle gelir.

Bu ilişkilerde sorun çoğu zaman açık bir şiddet şeklinde yaşanmaz. Aksine, oldukça ince ve zor fark edilen dinamikler söz konusudur. Kişi ne yaşadığını tam olarak adlandıramadığı için, yaşadıklarını da uzun süre ciddiye almaz.

Toksik Dinamikler Nasıl İşler?
Toksik ilişkilerin en belirgin özelliği, duygusal iniş çıkışların yoğunluğudur. Bir gün çok değerli hissettiren, ertesi gün görmezden gelen bir ilişki yapısı vardır. Bu dalgalanma, sinir sistemini sürekli alarm hâlinde tutar. Kişi ilişkide kalabilmek için tetikte olmaya, karşı tarafın ruh hâlini okumaya, neyin sorun çıkaracağını önceden tahmin etmeye çalışır.

Bu süreçte sıkça görülen dinamiklerden biri duygusal manipülasyondur. Suçluluk hissettirme, duyguları küçümseme, “abartıyorsun”, “çok hassassın” gibi ifadelerle kişinin kendi algısından şüphe etmesine neden olma buna örnektir. Kişi zamanla yaşadığı şeyin gerçekten sorun olup olmadığını ayırt edemez hâle gelir.

Bir diğer önemli nokta sınır ihlalleridir. Toksik ilişkilerde sınırlar genellikle ya hiç yoktur ya da sürekli esnetilir. “Bunu benim için yaparsın”, “Ben böyleyim, alışman lazım” gibi cümleler, sınır ihlalinin normalleştirilmiş hâlidir. Kişi, ilişkiyi kaybetmemek adına kendi sınırlarından vazgeçtikçe, içsel bir kayıp yaşamaya başlar.

Neden Ayrılmak Bu Kadar Zordur?

Toksik ilişkilerden çıkmak, dışarıdan bakıldığında sanıldığından çok daha zor olabilir. Bunun en önemli nedenlerinden biri, ilişkinin yarattığı duygusal bağımlılıktır. Sürekli ödül ve ceza arasında gidip gelen bir ilişki, beyinde güçlü bir bağlanma döngüsü oluşturur. Kişi, yaşadığı küçük iyi anlara tutunarak büyük zararları görmezden gelmeye başlayabilir.

Ayrıca birçok kişi, ilişkiyi değil kendini sorgular. “Belki ben daha anlayışlı olsaydım”, “Biraz daha sabretsem düzelir” gibi düşünceler, sorumluluğun sürekli kişinin kendisine yüklenmesine neden olur. Bu da ayrılığı bir başarısızlık ya da vazgeçiş gibi hissettirebilir.

Bazı durumlarda geçmiş bağlanma deneyimleri de bu döngüyü besler. Çocuklukta sevgiyle birlikte belirsizlik, eleştiri ya da duygusal ihmal deneyimlemiş bireyler için toksik ilişki, tanıdık bir duygu hâli yaratabilir. Tanıdık olan her şey ise güvenliymiş gibi algılanabilir.

Toksik Bir İlişkide Olduğunuzu Gösteren Sessiz İşaretler
Her toksik ilişki gürültülü değildir. Bazıları oldukça sessiz ilerler. Kişi yüksek sesle ağlamaz ama içten içe tükenir. Şu işaretler sıkça görülür:
• İlişki içindeyken kendinizi sürekli açıklama yaparken bulmak
• Duygularınızı dile getirdiğinizde anlaşılmak yerine suçlu hissetmek
• Kendinizden ödün verdikçe ilişkinin düzeleceğine inanmak
• Yalnızken daha huzurlu, birlikteyken daha gergin hissetmek
• “Eskiden ben böyle değildim” düşüncesinin sık sık akla gelmesi
Bu işaretler, ilişkinin sizi beslemekten çok tükettiğinin önemli göstergeleridir.

İyileşme Nereden Başlar?
Toksik ilişkilerle çalışırken ilk adım, yaşananları adlandırabilmektir. Kişinin kendine şu soruyu sorması iyileştirici bir başlangıç olabilir: “Bu ilişki beni kim olmaya zorluyor?” Çünkü toksik ilişkiler çoğu zaman kişiyi olduğu hâliyle değil, uyum sağladığı hâliyle kabul eder.

İyileşme süreci, sadece ilişkiden çıkmakla sınırlı değildir. Asıl çalışma, kişinin kendisiyle olan ilişkisinde başlar. Sınır koymayı öğrenmek, duygulara güvenmeyi yeniden inşa etmek ve sevgiyle acının aynı şey olmadığını fark etmek bu sürecin temel parçalarıdır.

Terapi, bu noktada güvenli bir alan sunar. Kişinin yaşadıklarını yargılanmadan anlatabildiği, gerçekliğini yeniden kurabildiği ve ilişki kalıplarını fark edebildiği bir alan. Çünkü toksik ilişkilerde en çok zarar gören şey, kişinin kendi iç sesi ve sezgileridir.

Son Söz Yerine
Bir ilişkinin zorlayıcı olması, onun sağlıksız olduğu anlamına gelmez. Ancak bir ilişki sizi sürekli küçültüyor, susturuyor ve kendinizden uzaklaştırıyorsa, orada sevgi değil, alışkanlık ve korku çalışıyor olabilir. Sevgi, insanın kendisiyle olan bağını koparmaz. Aksine, o bağı güçlendirir. Ve sağlıklı ilişkilerde kişi, kendini kaybederek değil, kendisi olarak kalabildiği için yakın hisseder.

HAZIRLAYAN
Uzman Psikolog Mustafa Cem Oğuz
Psikolog Cansu Hatice Karcıoğlu

Başa dön tuşu