Psikolog

Ergenlerde İlişki Stilleri: Yakınlık Korkusu, Bağlanma ve Güven İnşası

Bağlanma, çocuklukta bakım verenle kurulan ilişkinin zihinsel bir haritasıdır. Bu harita
ergenlikte arkadaşlık ve romantik ilişkilere taşınır. Güvenli bağlanan ergenler hem yakınlık
kurabilir hem de bireyselliğini koruyabilir. Kaygılı bağlanan ergenler terk edilme duyarlılığı
taşır; sürekli mesajlaşma ihtiyacı, kıskançlık ve güvence arama sık görülür. Kaçıngan
bağlanan ergenler ise yakınlık arttıkça kontrol kaybı hisseder; mesafe koyar, duygularını
küçümser ya da “bana bir şey olmaz” maskesi takar.
Yakınlık korkusunun altında farklı duygular bulunabilir: reddedilme, yetersiz bulunma,
incinme, kontrol edilme ya da utanç. Ergen, ilişki içinde kırılganlığını gösterdiğinde “zayıf”
olacağını düşünebilir. Bu nedenle duygusal yakınlığı azaltır, ironiyi ve alayı kalkan gibi
kullanabilir. Bazen de ilişkiyi bir anda bitirir; çünkü bitiren taraf olmak, terk edilme acısını
kontrol etmeye yarar.
Sosyal medya ve mesajlaşma kültürü de ilişki stillerini etkiler. “Görüldü atmak”, “hemen
cevap vermemek”, “takipten çıkmak” gibi davranışlar ergenin bağlanma duyarlılığını
tetikleyebilir. Kaygılı ergen bunu tehdit olarak algılayıp daha fazla yapışırken, kaçıngan
ergen daha fazla uzaklaşabilir. Sonuçta ilişki, duygusal güven yerine bir güç mücadelesine
dönüşebilir.
Aile ilişkileri burada hâlâ belirleyicidir. Evde duyguların konuşulabildiği, eleştirinin kişiliğe
değil davranışa yöneldiği ortamlar, ergenin ilişkide de açık olmasını destekler. Evde sık
çatışma, tutarsızlık ya da duygusal ihmal varsa ergen ilişkilerinde ya “fazla” ya “hiç” uçlarına
savrulabilir. Bu savrulma, ergenin “kendini koruma” stratejisidir.
Terapötik süreçte amaç, ergenin ilişki içindeki tetikleyicilerini tanıması ve daha güvenli
tepkiler geliştirmesidir. BDT çalışmaları, “beni kesin bırakacak” ya da “yakınlık tehlikelidir”
gibi inançları ele alır. Şema ve bağlanma temelli çalışmalar, ergenin geçmiş deneyimlerini
anlamlandırmasına yardım eder. Duygu düzenleme becerileri ise ilişki içinde yükselen
yoğun duyguların davranışa dönüşmesini azaltır.
Güven inşası için pratik öneriler: birincisi, iletişimde netlik. Ergene “beklentini söyle, ima
etme” becerisi kazandırmak ilişkiyi güçlendirir. İkincisi, sınır koyma. Yakınlık, sınırların
yokluğu değildir. Üçüncüsü, onarım. Tartışmalar ilişkiyi bitirmek zorunda değildir; özür,
sorumluluk alma ve telafi adımları öğrenilebilir. Dördüncüsü, kendilik değeri. Ergen kendini
değerli hissettiğinde ilişkide daha az panikler ve daha az kaçınır.

Sonuç olarak ergenlikte ilişki stilleri, yalnızca “aşk” meselesi değildir; bağlanma ve güvenin
yeniden yazıldığı bir gelişim alanıdır. Ergenin yakınlık korkusunu yargılamadan anlamak,
ona daha sağlıklı ilişkiler kurma fırsatı verir. Bu fırsat, yetişkinlik ilişkilerinin kalitesini de
belirler.
 

Başa dön tuşu